Haftanın Yorumu: 13 Mayıs – 20 Mayıs 2013, Kerem Uluengin

  • 13 Mayıs 2013 Pazartesi

 Geride bıraktığımız Nisan ayı, irili ufaklı birçok yatırımcının pek de mutlu hatırlamak istemeyeceği bir ay olarak hatırlarda kalacak. Altına yatırım yapmış olan herkes belli ölçüde zarar etti elbette, ama herhalde hiç kimse efsanevi yatırımcı John Paulson kadar büyük kayıp yaşamadı. Raporlara göre Paulson’un 700 milyon dolar değerindeki altın fonu, spot altın %17 değer kaybetmesine rağmen sadece Nisan ayında kaldıraçlı yatırımlardan ötürü iki hafta içinde %27 düşüş gösterdi. Esas kötü olan, piyasadakibilgilere göre fondaki yatırımın büyük kısmının Paulson’un kendi parası olması.
 ABD Vadeli Emtia Piyasası Komisyonu (CFTC– Commodity Futures Trading Commission) verilerine göre 2012 sonunda Paulson’un fonu, dünyanın fiziksel altın teminatlı en büyük altın yatırım fonu olan SPDR Altın Fonu’nda 21,8 milyar dolarla en büyük hissedardı. Paulson esas servetini 2007’de subprime mortgage piyasasına karşı pozisyon alarak kazanmıştı.
Milyarder yatırımcı, merkez bankalarının kontrolsüz para basmalarıyla değer kazanacağını düşündüğü altının alımına 2009’un başlarında hız vermişti. Altın daha 950 dolar seviyelerindeyken Paulson AngloGold Ashanti Ltd. firmasında 1,3 milyar dolar, GLD Fonu’nda da 2,8 milyar dolarlık pozisyon almıştı. Aslında altın hakkında yazılıp çizilen onca olumsuz habere karşılık, fiyatlar Paulson’un alıma başladığı döneme göre %50 yukarıda. Altın fiyatları 15 Nisan’daki %9’luk düşüşünden toparlansa da hala 2013 başına göre %13 kayıpta.
 Diğer bir altın yatırımcısı olan Jim Rogers ise fiyatlardaki gerilemeden ciddi biçimde etkilenmediğini dile getirdi. Rogers, “Altın fiyatları son on iki senedir durmadan yükseldi. Bu hangi varlık için olursa olsun oldukça alışılmadık bir durum. Son on iki sene içinde altın sadece bir tane %30’luk düzeltme gördü. Bu da çok garip bir durum. Çoğu varlık iki-üç senede bir %30-%40’lık düzeltmeler görür. Yani altının son on yıldaki seyri bir hayli garipti ve aslında bu düzeltmeye ihtiyacı da vardı. Bunu tetikleyen ise piyasanın böylesine bir düzeltmeye hazır hale gelmiş olmasıydı. Önümüzdeki on yıl içinde fiyatların yükseleceğine kesin gözüyle bakıyorum, zira hükumetlerin agresif biçimde para basmama gibi bir alternatifleri yok. Altın şüphesiz daha da yükselere çıkacak” şeklinde görüş belirtti.
 George Soros ise bu görüşlere karşı olduğunu ifade ediyor ve altının artık bir güvenli liman yatırım aracı olmadığını söylüyor. Bu hayalkırıklığından ötürü insanların artık altın satışına geçtiğini, fakat fiyatların merkez bankaları tarafından desteklendiğini belirityor. Hong Kong devlet verileri, Çin’den Hong Kong’a akan altın miktarının Mart ayında iki katına çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını gözler önüne seriyor. Hindistan’ın aylık alımları da iki aydır üst üste 100 tonu aşmakta. Çinli yatırımcılar, Şubat ayındaki 97,106 kilo altın alımına karşılık Mart ayında 223,52 ton alım gerçekleştirdi. Benzer veriler Hindistan ve Dubai’den de gelmekte. Altın düşüşteyse, bunca insan neden hala inatla almaya devam ediyor?

 Teknik Analiz
 Yazımızın teknik analiz bölümüne, her hafta olduğu gibi FOREX piyasalarından başlayalım.

 USD
 Dolar grafiğinde bu hafta pek bir değişiklik yok. Kafa-Omuz-Kafa formasyonunda ciddi bir bozulma görmedik. Bu formasyon her ne kadar kapanabilir, yani tamamlanabilir gözükse de, uzun vadeli grafiğe baktığımızda bunun pek olası olmadığını görüyoruz. İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle USD yükseliş eğilimi gösteriyor ve Omuz-Kafa-Omuz formasyonu için gereken düşüş şu an için pek mümkün değil gibi durmakta. USD’nin yönünü aşağıya çevirmesi elbette mümkün, fakat temel faktörler ve uzun vadeli grafik göz önüne alındığında bu pek olası gelmiyor.

 

 USD için şu an trend yukarı yönlü. Yakın vadede düzeltmeler görebiliriz, fakat bunlar ufak geri çekilmeler olacaktır zira endeks uzun vadeli direnç hattını yukarı yönlü kırdı ve trend yükselişe işaret ediyor.

 Altın
 Bu hafta altının uzun vadeli grafiğinde de az bir değişiklik tespit ediyoruz. Altın Nisan ayındaki düşüşünü henüz tamamlamışa benzemiyor ve aynı seviyelerin test edildiğini görmemiz şu an için mümkün. Geçtiğimiz günlerde, fiyatların düşüş yönündeki trend hattını test ettiğini gördük, fakat fiyatlar bu hattın üzerine çıkamadı, hata bu direnç hattına ulaştıkları zaman hemen geri çekildi.
Kısa vadede, fiyatların ayı piyasası yönünde bir Omuz-Kafa-Omuz formasyonu oluşturduğu söylenebilir. Şayet altın 1.440 dolar civarındaki boyun seviyesinden aşağı kayarsa, önce 1.400 dolara, ardından daha da aşağılara düşebilir.
 

 

 Özet olarak, altının durumu geride bıraktığımız haftada fazla değişmedi. Öyle görünüyor ki, fiyatlarda henüz taban daha oluşmadı. Aynı şekilde, gümüşteki düşüşlerin de henüz sona ermediğini düşündüren bazı faktörler var.
 Bol kazançlı günler dileklerimle.
 Twitter’da beni takip edin! Altın ve diğer kıymetli metallerle ilgili son dakika haberler, piyasa analizleri ve fiyatlandırmalar  için  @keremuluengin twitter adresinden beni takip edebilirsiniz.
 © Kerem Uluengin,  12 Mayıs 2013
 

226 kez okundu